Myspace Layouts at Pimp-My-Profile.com / Garden beauty




---------------d@isy25 hoşgeldiniz--------------------------

Ana Sayfa Profilim Arşiv




Hakkımda

Kategorilerim

Arkadaslarım

goldenlight
daisy1
vildan1
maria25
teyoemi
betul17
byyfokkankalar
simyaci25
hicgitmeyen
pazaryoluu
ozluseval
bloglariniz
enis41
batuhan4129
prensesleradasi
eelliiff
ppeerrii
iremcankiz

Bağlantılarım

* BLOG TASARIM

Yazılarım

Başlıksız
Başlıksız
Sen Geliyorsun Ya Nebi
Başlıksız
Başlıksız
Başlıksız
Başlıksız
Başlıksız
Alıçlı mahallesi paint resim
:::SEN VE SON:::

Son Yorumlar

resimler
Çocuğunuza...
inek
vatan
k
koyum
slm
eğer peygamber efendimiz ziyaretimize gelecek olsaydı
selam
site hakkında

eğlence

EŞREF ZİYA-Olmadı ...


Tarih: 17:24, 22/12/2008
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

 

Tarih: 17:23, 22/12/2008 Kategori: SIIR
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Sen Geliyorsun Ya Nebi


Tarih: 17:19, 22/12/2008 Kategori: SIIR
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı


Tarih: 10:57, 7/4/2008
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Kutlu Doğum Haftası

Yâ Rasûlallah, eğer Sen, gelmeseydin âleme,

Güller açmaz, bülbül ötmez, mechûl esmâ Âdem’e

Varlığın mânâsı kalmaz, garkolurda mâteme!….


Tarih: 10:52, 7/4/2008
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

YAĞMUR

 

Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım

 

Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım

 

Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım

 

Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım

 

Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım

 

Bahira'dan süzülen bir yas da ben olsaydım

 

Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım

 

Senin için görülen bir düş de ben olsaydım

 

Yeryüzünde seni bir gürmüş de ben olsaydım

 

Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım

 

Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım

 

Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım

 

Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın

 

Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım

 

 

Nurullah Genç

 

 

 

 
 


Tarih: 10:43, 7/4/2008
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı


Ay Yüzlü

Ay yüzlüm, apaçık sözlüm rûhum Sana kurban;
Gönlüm Sana hayran!

Nergis bakışlarının te’siri ne de yaman!
Sultânım el amân...!

Bak sînemde bir ok var, derûnumda bir acı,
Sen’dedir ilâcı...

Ey varlığı nûr, dünyâsı sürûr, sözü Kur’ân!
Her derdime derman...

Pür âteşim birakma beni hicranda zinhâr!
Rûhumda âh u zâr...

Hem mahzûn, hem de perişan derdlerle kivrandim;
Kapina dayandim!

Bilmem başka ocak, başka ateş, Sana yandim;
Sen’inle uyandım.

Ey dünyâya arşdan gelen nûr, ey meh-i tâbân!
Aydınlattı ziyân...

Hayâlimle gezip yine dîdârını andım;
Aşkınla kıvrandım.

Ey taptâze gül, kâkülü anber, saçı reyhân!
Câziben ne yaman!

Görmemiştir cihânda gözler Sen gibi dilber...
Güneşlerden enver...

Aç lütufla bağrını aç ki kıtmîr kulundur!
Dergâhın uludur...

Deryalar gibi kereminden bir katre ihsân,
Ey gönlüme Sultân!

Lütfeyle ne olur bildiğim başka kapı yok!
Derdim herkesden çok.

M. Fethullah Gülen


Tarih: 11:30, 9/1/2008
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Gönlümün Gülü

Sen’i seven her ruh uludur ya Resûlallâh!
Gönlü-gözü onun doludur ya Resûlallâh!

Cemâlin pertevinden zerre şevk alan billâh,
Kapinin ayrilmaz kuludur ya Resûlallâh!

Beklemez bir başka iltifât Sana erenler,
Semtin iltifat buguludur ya Resûlallâh!

Gönül gözleriyle bir kere seni görenler,
Onlar ruhların bir koludur ya Resûlallâh!

Uçuşur ikliminde altın kanatlı kuşlar,
İklimin kuşların yoludur ya Resûlallâh!

Cennet yamaçları gibidir orda ufuklar,
Cemâlin bu ufkun tülüdür ya Resûlallâh!

Sana ermek imanlı gönüllerin rüyâsı,
Seni bilmeyenler ölüdür ya Resûlallâh!

Vuslatın, bu garip kıtmîrin her dem hülyâsı,
Bu benim gönlümün gülüdür ya Resûlallâh!

M. Fethullah Gülen


Tarih: 11:23, 9/1/2008
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Alıçlı mahallesi paint resim

Pazaryolu ilçemizin  alıçlı mahallesi paint te yapılmış resmi www.daisy1.blogcu.com alıntıdır


Tarih: 10:39, 9/1/2008 Kategori: RESIM
Yorum (4) | Yorum yaz | Bağlantı

:::SEN VE SON:::

Unutmak ne dipsiz bir şeydir ki, unutanlara unuttuklarını bile unutturur.
Unutulmak ne acı şeydir ki, unutulanın unutuluşuna ağlayışını kimse hatırlamaz.
‘Nisyan’dan unutuluştan çıkarıldık her birimiz.
Yüzümüz gün yüzüne değeli, tenimiz güneşe erişeli beri unutulmaktan alındık, unutmaktan sakındık.
Hatırı sayılır olduk.
Ne var ki, unutmak yaşamak kadar elimizin altında ve unutulmak ölüm kadar yanı başımızda.
Ölüm bizi geldiğimiz yere, ‘nisyan’a götürüyor tekrar.
Ölüm unutuşlara gömüyor yüzümüzü; tenimizi tanıdıklarımıza yabancı kılıyor.

Yaşarken ölümü anmıyoruz o yüzden.
Yaşarken ölümle aramıza sahte uzaklıklar koyuyoruz.
Unutulmak korkusu bu…
Galiba en çok unutulacağımızı unutuyoruz.
Ve herkesin unuttuğu anlarda, “hatırlanmaya değer olmadığımız zamanlarda hatırımızı tek sayanın Yaratıcımız olduğunu unutuyoruz.
Sen ki hiç unutmadın ve hiç unutmazsın bizi, bize senin zikrini unutturma Rabbim.
Hatırla ki toprak ayağının altından çekiliyor.
Ellerin son defa dokunuyor güle ve güne.
Gözlerinin karası son kareyi alıyor ışıktan ve karanlığa hazırlanıyorsun.
Göz kapaklarının kapanışı seni bir dağın ardına götürecek.
Unutmaya ve unutulmaya hazırlanıyorsun.
Varlığın incecik dudaklarda kuru bir söze dönüşecek.
O dudaklardan insan sıcağını tadamayacaksın mesela.
Hatıran bir taştan ve bir hüzün renkli topraktan ibaret kalacak.
Kahkahalar seni yalnız bırakacak.
Mutluluklar seni hesaba katmadan tamam olacak.
Sana arkalarını dönecekler.
Dönüp yüzüne bakmayacaklar.
Senin kokun uzakları kokusu olacak.
Tenin toprağın soğuğunu tadacak.
Ve gelecek ÖLÜM;
Gözleri gözlerin olacak.
Hatırla ki yarınki gün seni taze bir toprak yığınının altında bulacak.
Bir gün saatinin akrebi senin uzanamadığın zamanlara doğru dönecek.
Sen olmayacaksın…
Kolunda ki saat sensiz zamanları tırmanıyor olacak.
Sulamayı unuttuğun çiçeğin bile senden sonra solacak.
Yüzüne gün ışığı vurmayacak.
Hayatının ebedi rengini dar ve sessiz bir boşlukta bulacaksın.
Ya küle dönecek ya GÜLE DÖNÜŞECEKSİN.
Yarınsız ve sonsuz bir günün yanağında incecik bir gamze olup kristalleşeceksin.
Yüzün solacak
Ellerin hiçbir yere varmayacak
Parmakların hiçbir şeyi göstermeyecek
Ve ayaklarının altında hep boşluk kalacak
Unutma ki şimdi toprak ayağının altından çekiliyor.
Yürüdükçe ince bir hesap çizgisine çekiliyorsun.
Unutma ki elinle ölüme dokunuyorsun
Elinle ölümü dokuyorsun
Hatırla ki gözlerin ölüme bakıyor
Gözlerin bir cesedi alacakaranlığa taşıyor
Hatırla o zamanı ki sen boz topraklar altında derin unutuşlarda eriyorsun
En son kaleminin karanlık izi kalıyor soğuk sayfalarda
Ve sözlerin kırık dökük hatıralara dönüşüyor
Solgun bir gül gibi elden ele dudaktan dudağa taşınıyor
Hatırla…
Hatırla ki sen sözleri genç kalpleri taze aşklara taşıyan ölü bir şairsin.
Hatırla ki sen masum ve sonsuz bakışlı gözlerin kapı aralarında beklediği bir babasın.
“Baba!” çığlıklarını yetiştiremiyor sana oğlun.
Elinin sıcağı özlenen sevgilisin sen.
Hatırla…
Hatırla ki bir mezar taşında iki rakam arasında çizilmiş eğreti bir çizgiye indirgenmişsin.
Mezar taşın unutuldu ve hatta mezar taşın bile seni unuttu diyelim
Ve hep başkaları var dışarıda
Hep yabancılar geziyor yıkık mezar taşları arasında
Kimsenin tanıdığı değilsin artık
Kimsenin özlediği değilsin
Kimsenin beklediği değilsin
Kimsenin ardı sıra gözyaşı döktüğü değilsin
Kimsenin ölüsü de değilsin
Tıpkı şimdi olduğu gibi
Oysa sen ve sonun ne kadar da uzak görünüyordunuz birbirinize
Ey Rabbim senden bir teşehhüt miktarı ömür
Bir LA İLAHA İLLALAH miktarı ölüm istiyorum senden.
LÂ İLAHE İLLALLAH……

 


Tarih: 10:54, 2/11/2007
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

<- | Sonraki Sayfa ->

DOST SİTELER

daisy1
daisy1 pazaryoluu daisy1
-teyoemi

Süper oyunlar Friendster

Friendster

<