|
Kutlu Doğum Haftası

Yâ Rasûlallah, eğer Sen, gelmeseydin âleme,
Güller açmaz, bülbül ötmez, mechûl esmâ Âdem’e
Varlığın mânâsı kalmaz, garkolurda mâteme!…. |
Tarih: 10:52, 7/4/2008 |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
|
|
YAĞMUR |
|
Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım
Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım
Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım
Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım
Bahira'dan süzülen bir yas da ben olsaydım
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım
Senin için görülen bir düş de ben olsaydım
Yeryüzünde seni bir gürmüş de ben olsaydım
Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım
Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım
Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım
Nurullah Genç
|
| |
| | | | | | |
| | |
Tarih: 10:43, 7/4/2008 |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
|
Ay Yüzlü
Ay yüzlüm, apaçık sözlüm rûhum Sana kurban; Gönlüm Sana hayran!
Nergis bakışlarının te’siri ne de yaman! Sultânım el amân...!
Bak sînemde bir ok var, derûnumda bir acı, Sen’dedir ilâcı...
Ey varlığı nûr, dünyâsı sürûr, sözü Kur’ân! Her derdime derman...
Pür âteşim birakma beni hicranda zinhâr! Rûhumda âh u zâr...
Hem mahzûn, hem de perişan derdlerle kivrandim; Kapina dayandim!
Bilmem başka ocak, başka ateş, Sana yandim; Sen’inle uyandım.
Ey dünyâya arşdan gelen nûr, ey meh-i tâbân! Aydınlattı ziyân...
Hayâlimle gezip yine dîdârını andım; Aşkınla kıvrandım.
Ey taptâze gül, kâkülü anber, saçı reyhân! Câziben ne yaman!
Görmemiştir cihânda gözler Sen gibi dilber... Güneşlerden enver...
Aç lütufla bağrını aç ki kıtmîr kulundur! Dergâhın uludur...
Deryalar gibi kereminden bir katre ihsân, Ey gönlüme Sultân!
Lütfeyle ne olur bildiğim başka kapı yok! Derdim herkesden çok.
| |
Tarih: 11:30, 9/1/2008 |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
Gönlümün Gülü
Sen’i seven her ruh uludur ya Resûlallâh! Gönlü-gözü onun doludur ya Resûlallâh!
Cemâlin pertevinden zerre şevk alan billâh, Kapinin ayrilmaz kuludur ya Resûlallâh!
Beklemez bir başka iltifât Sana erenler, Semtin iltifat buguludur ya Resûlallâh!
Gönül gözleriyle bir kere seni görenler, Onlar ruhların bir koludur ya Resûlallâh!
Uçuşur ikliminde altın kanatlı kuşlar, İklimin kuşların yoludur ya Resûlallâh!
Cennet yamaçları gibidir orda ufuklar, Cemâlin bu ufkun tülüdür ya Resûlallâh!
Sana ermek imanlı gönüllerin rüyâsı, Seni bilmeyenler ölüdür ya Resûlallâh!
Vuslatın, bu garip kıtmîrin her dem hülyâsı, Bu benim gönlümün gülüdür ya Resûlallâh!
|
Tarih: 11:23, 9/1/2008 |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
Alıçlı mahallesi paint resim
|
:::SEN VE SON:::
Unutmak ne dipsiz bir şeydir ki, unutanlara unuttuklarını bile unutturur. Unutulmak ne acı şeydir ki, unutulanın unutuluşuna ağlayışını kimse hatırlamaz. ‘Nisyan’dan unutuluştan çıkarıldık her birimiz. Yüzümüz gün yüzüne değeli, tenimiz güneşe erişeli beri unutulmaktan alındık, unutmaktan sakındık. Hatırı sayılır olduk. Ne var ki, unutmak yaşamak kadar elimizin altında ve unutulmak ölüm kadar yanı başımızda. Ölüm bizi geldiğimiz yere, ‘nisyan’a götürüyor tekrar. Ölüm unutuşlara gömüyor yüzümüzü; tenimizi tanıdıklarımıza yabancı kılıyor. Yaşarken ölümü anmıyoruz o yüzden. Yaşarken ölümle aramıza sahte uzaklıklar koyuyoruz. Unutulmak korkusu bu… Galiba en çok unutulacağımızı unutuyoruz. Ve herkesin unuttuğu anlarda, “hatırlanmaya değer olmadığımız zamanlarda hatırımızı tek sayanın Yaratıcımız olduğunu unutuyoruz. Sen ki hiç unutmadın ve hiç unutmazsın bizi, bize senin zikrini unutturma Rabbim. Hatırla ki toprak ayağının altından çekiliyor. Ellerin son defa dokunuyor güle ve güne. Gözlerinin karası son kareyi alıyor ışıktan ve karanlığa hazırlanıyorsun. Göz kapaklarının kapanışı seni bir dağın ardına götürecek. Unutmaya ve unutulmaya hazırlanıyorsun. Varlığın incecik dudaklarda kuru bir söze dönüşecek. O dudaklardan insan sıcağını tadamayacaksın mesela. Hatıran bir taştan ve bir hüzün renkli topraktan ibaret kalacak. Kahkahalar seni yalnız bırakacak. Mutluluklar seni hesaba katmadan tamam olacak. Sana arkalarını dönecekler. Dönüp yüzüne bakmayacaklar. Senin kokun uzakları kokusu olacak. Tenin toprağın soğuğunu tadacak. Ve gelecek ÖLÜM; Gözleri gözlerin olacak. Hatırla ki yarınki gün seni taze bir toprak yığınının altında bulacak. Bir gün saatinin akrebi senin uzanamadığın zamanlara doğru dönecek. Sen olmayacaksın… Kolunda ki saat sensiz zamanları tırmanıyor olacak. Sulamayı unuttuğun çiçeğin bile senden sonra solacak. Yüzüne gün ışığı vurmayacak. Hayatının ebedi rengini dar ve sessiz bir boşlukta bulacaksın. Ya küle dönecek ya GÜLE DÖNÜŞECEKSİN. Yarınsız ve sonsuz bir günün yanağında incecik bir gamze olup kristalleşeceksin. Yüzün solacak Ellerin hiçbir yere varmayacak Parmakların hiçbir şeyi göstermeyecek Ve ayaklarının altında hep boşluk kalacak Unutma ki şimdi toprak ayağının altından çekiliyor. Yürüdükçe ince bir hesap çizgisine çekiliyorsun. Unutma ki elinle ölüme dokunuyorsun Elinle ölümü dokuyorsun Hatırla ki gözlerin ölüme bakıyor Gözlerin bir cesedi alacakaranlığa taşıyor Hatırla o zamanı ki sen boz topraklar altında derin unutuşlarda eriyorsun En son kaleminin karanlık izi kalıyor soğuk sayfalarda Ve sözlerin kırık dökük hatıralara dönüşüyor Solgun bir gül gibi elden ele dudaktan dudağa taşınıyor Hatırla… Hatırla ki sen sözleri genç kalpleri taze aşklara taşıyan ölü bir şairsin. Hatırla ki sen masum ve sonsuz bakışlı gözlerin kapı aralarında beklediği bir babasın. “Baba!” çığlıklarını yetiştiremiyor sana oğlun. Elinin sıcağı özlenen sevgilisin sen. Hatırla… Hatırla ki bir mezar taşında iki rakam arasında çizilmiş eğreti bir çizgiye indirgenmişsin. Mezar taşın unutuldu ve hatta mezar taşın bile seni unuttu diyelim Ve hep başkaları var dışarıda Hep yabancılar geziyor yıkık mezar taşları arasında Kimsenin tanıdığı değilsin artık Kimsenin özlediği değilsin Kimsenin beklediği değilsin Kimsenin ardı sıra gözyaşı döktüğü değilsin Kimsenin ölüsü de değilsin Tıpkı şimdi olduğu gibi Oysa sen ve sonun ne kadar da uzak görünüyordunuz birbirinize Ey Rabbim senden bir teşehhüt miktarı ömür Bir LA İLAHA İLLALAH miktarı ölüm istiyorum senden. LÂ İLAHE İLLALLAH……
|
Tarih: 10:54, 2/11/2007 |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
|